kırmak

kırmak
"/ı/ 1. to break. 2. to chop or split (wood). 3. to crush; to grind coarsely. 4. to fold (printed sheets). 5. to break, destroy (one´s resistance, strength, pride, or desire). 6. (for war, disease) to kill, cut down. 7. to reduce (a price). 8. to offend, hurt. 9. backgammon to win (an opponent´s piece). 10. to turn (a rudder, steering wheel) sharply to one side. 11. to mitigate, abate, break (the severity of a cold spell, the unpleasant effects of something). 12. slang to run away, clear out, make tracks. Kır boynunu! colloq. Scram!/Beat it! kırıp dökmek /ı/ to destroy, break. kırıp geçirmek /ı/ 1. to wipe out, destroy utterly. 2. to offend (someone) greatly. 3. to make (people) split their sides laughing. kıran kırana (fighting) savagely, with no holds barred; with might and main. kırdığı koz kırkı/bini aşmak to make one gaffe after another."

Saja Türkçe - İngilizce Sözlük. 2010.

Поможем написать реферат

Look at other dictionaries:

  • kırmak — i, ar 1) Sert şeyleri vurarak veya ezerek parçalamak Taşları kırmak. Bardağı kırmak. 2) İri parçalara ayırmak 3) nsz Belirli bir biçimde katlamak Forma kırmak. 4) Öldürmek, yok olmasına neden olmak Bu yıl soğuk hayvanları kırdı. 5) Bir şeyin… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kırmak — kazımak, bir şeyi kökünden çıkarmak; kırmak, II, 7. 24, 401, 406 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • kalp (veya kalbini) kırmak — gönül kırmak Okuyucularımın hakkını yiyor hem de öteki genç okuyucularımın kalbini kırıyorum. O. V. Kanık Hak yemek, kanuna aykırı bir şey yapmak, kalp kırmak korkusuyla bir türlü iş göremezdi. H. E. Adıvar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ceviz kırmak — yanlış tutum veya davranışta bulunmak, hata yapmak Onun kırdığı cevizler artık haddini aştı. O. C. Kaygılı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • direksiyon kırmak — aracı istenilen yöne çevirebilmek için direksiyonu o yöne döndürmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • fertik çekmek (veya fertiği kırmak) — kaçmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gerdan kırmak — 1) naz ile boynu başla birlikte iki yana oynatarak kırıtmak Avrupa tiyatrosunda işveli gerdan kırışları, meşhur kantolarıyla, ortalığı kırıp geçirdiği zamanlar! A. İlhan 2) mec. boynu, başı geriye oynatarak büyüklük taslar bir durum almak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kirişi kırmak — argo bulunduğu yerden ayrılmak, kaçıp gitmek Ama şimdi derhâl giyineceksiniz ve kirişi kıracaksınız. S. F. Abasıyanık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • koz kırmak — 1) oyunda elindeki kozlardan birini kullanmak 2) mec. yanlış tutum içinde bulunmak Zavallının iratlarında oturan kiracılarla uğraşarak kırmadığı koz, çevirmediği dolap kalmıyordu. Ö. Seyfettin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kulunç kırmak — ağrıyan yeri ovmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kurdunu (veya kurtlarını) dökmek (veya kırmak) — çoktan beri özlediği bir şeyi bol bol yapıp hevesini almak Daha sonra Paris te kurtlarını dökmeye gelen her milletten insanlara rastladık. B. R. Eyuboğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”